20’li Yaşlarda İş Hayatı

25.07.2016 21:09
20’li Yaşlarda İş Hayatı
Böyle bir kitabı bize okuma şansı verdiği için Irmak Özkaşıkçı Orman’a öncelikle teşekkür ederim. Okurken hiçbir sayfasından sıkılmadığım ve en kısa sürede bitirdiğim kitaplardan biri olarak belleğimdeki yerini aldı bu kitap. Bunun yanı sıra iş hayatına yeni atılmış, yeni atılacak veya uzun yıllardır iş hayatının içerisinde olanların ders çıkaracağı, referans alacağı muhteşem bilgiler içeriyor.
Kitaptan küçük anektodlar çıkaracak olursak; yazar, stajın kişilerin kendilerini tanımaları, ne istediklerini bilmeleri açısından önemli olduğunu söylüyor. Artık kurumlarında fotokopi çektirmek dışında bu işgücünü etkin kullanmak istediğinden son yıllarda stajların daha verimli geçtiğinden bahsetmiş.
Yazar kitapta, ilk iş deneyiminizde elinizin muhtemelen kuvvetli olmadığı için ücret pazarlığı yapacak konumda olmadığını söylüyor mantıklı olarak ancak ilerleyen dönemlerde iş görüşmelerinde kafanızdaki rakamı mutlaka belirtmeniz gerektiğini, ağlamayan çocuğa meme vermezler şeklinde tanımlıyor.
Yazar kendini geliştirmenin önemine annesini örnek vererek şöyle özetliyor. Annesi gelişen teknolojiye ayak uydurmayı düşünmemiş yazarımızın ısrarlarına rağmen bilgisayar öğrenmek istememiş nitekim evin küçük kızı yurt dışına çıktığında sevgili annemiz kolay iletişim kurabilmek için bilgisayarı öğrenmekle kalmamış bir sosyal medya canavarına dönüşmüş. Bu da gelişimin her yaşta gerçekleşeceğine en güzel örnek ki gelişim iş hayatı içinde oldukça önemli bir konu.
Yazarımız ne kadar yoğun bir çalışma temposuna sahip olursak olalım 20’li yaşların enerjimizin en yoğun olduğu dönemler olduğunu söyleyerek kendimize, çevremize ve hobilerimize zaman ayırmamızı aksi takdirde ilerleyen yıllarda bunun olma olasılığının daha düşük olduğunu öne sürüyor.
Yazar, ilk iş günün sıkıntılı, beklentilerden uzak hayal kırıklığı içerisinde geçebileceğini sabit tecrübeyle okuyuculara sunmuş.
Yazar, iş ve özel hayat dengesi kurabilmenin önemine değinmiş mümkün olduğu kadar özel hayatın ofise taşınmaması gerektiğini savunmuş. Buradaki kimsenin özel hayat ile ilgilenmeyeceğini ilgileniyor gibi görünse de muhtemelen birkaç güne kadar hatırlanmayacağını açıklamış.
Yazar yenilikten korkulmaması gerektiğini şöyle açıklamış. Eğer çalıştığınız kurum artık size bir şey katmıyorsa yeni şeyler katacak sizi heyecanlandıracak adımlar atmaktan korkmayın mutlaka ilk adımlar zor ve stresli olacaktır. Ancak ilerleyen dönem doğru bir karar aldığınızın kanıtı olacaktır diyor.
Benim okumaktan keyif aldığım bu kitabı, başta yeni mezunlar olmak üzere Y kuşağı çalışanlarını daha iyi anlayabilmek onların ihtiyaçlarını anlayabilmek ve çözüm üretebilmek adına tüm iş dünyası profesyonellerine öneriyorum.   

 

Böyle bir kitabı bize okuma şansı verdiği için Irmak Özkaşıkçı Orman’a öncelikle teşekkür ederim. Okurken hiçbir sayfasından sıkılmadığım ve en kısa sürede bitirdiğim kitaplardan biri olarak belleğimdeki yerini aldı bu kitap. Bunun yanı sıra iş hayatına yeni atılmış, yeni atılacak veya uzun yıllardır iş hayatının içerisinde olanların ders çıkaracağı, referans alacağı muhteşem bilgiler içeriyor.

Kitaptan küçük anektodlar çıkaracak olursak; yazar, stajın kişilerin kendilerini tanımaları, ne istediklerini bilmeleri açısından önemli olduğunu söylüyor. Artık kurumlarında fotokopi çektirmek dışında bu işgücünü etkin kullanmak istediğinden son yıllarda stajların daha verimli geçtiğinden bahsetmiş.

Yazar kitapta, ilk iş deneyiminizde elinizin muhtemelen kuvvetli olmadığı için ücret pazarlığı yapacak konumda olmadığını söylüyor mantıklı olarak ancak ilerleyen dönemlerde iş görüşmelerinde kafanızdaki rakamı mutlaka belirtmeniz gerektiğini, ağlamayan çocuğa meme vermezler şeklinde tanımlıyor.

Yazar kendini geliştirmenin önemine annesini örnek vererek şöyle özetliyor. Annesi gelişen teknolojiye ayak uydurmayı düşünmemiş yazarımızın ısrarlarına rağmen bilgisayar öğrenmek istememiş nitekim evin küçük kızı yurt dışına çıktığında sevgili annemiz kolay iletişim kurabilmek için bilgisayarı öğrenmekle kalmamış bir sosyal medya canavarına dönüşmüş. Bu da gelişimin her yaşta gerçekleşeceğine en güzel örnek ki gelişim iş hayatı içinde oldukça önemli bir konu.

Yazarımız ne kadar yoğun bir çalışma temposuna sahip olursak olalım 20’li yaşların enerjimizin en yoğun olduğu dönemler olduğunu söyleyerek kendimize, çevremize ve hobilerimize zaman ayırmamızı aksi takdirde ilerleyen yıllarda bunun olma olasılığının daha düşük olduğunu öne sürüyor.

Yazar, ilk iş günün sıkıntılı, beklentilerden uzak hayal kırıklığı içerisinde geçebileceğini sabit tecrübeyle okuyuculara sunmuş.

Yazar, iş ve özel hayat dengesi kurabilmenin önemine değinmiş mümkün olduğu kadar özel hayatın ofise taşınmaması gerektiğini savunmuş. Buradaki kimsenin özel hayat ile ilgilenmeyeceğini ilgileniyor gibi görünse de muhtemelen birkaç güne kadar hatırlanmayacağını açıklamış.

Yazar yenilikten korkulmaması gerektiğini şöyle açıklamış. Eğer çalıştığınız kurum artık size bir şey katmıyorsa yeni şeyler katacak sizi heyecanlandıracak adımlar atmaktan korkmayın mutlaka ilk adımlar zor ve stresli olacaktır. Ancak ilerleyen dönem doğru bir karar aldığınızın kanıtı olacaktır diyor.

Benim okumaktan keyif aldığım bu kitabı, başta yeni mezunlar olmak üzere Y kuşağı çalışanlarını daha iyi anlayabilmek onların ihtiyaçlarını anlayabilmek ve çözüm üretebilmek adına tüm iş dünyası profesyonellerine öneriyorum.   


ile bir site kur

  • Tamamen ÜCRETSİZ
  • Yüzlerce tasarım
  • Son derece kolay

Bu website Webnode ile oluşturulmuştur. Bugün ücretsiz kendi siteni oluştur!